Ütü yaparken pantolonunuz yandı, gömleğiniz sivri bir yere takıldı, en sevdiğiniz elbisenizi sigara yaktı; hemen kaldırıp atacak mısınız? Tabii ki hayır!..
Osmanlıdan kalma bir meslek “ÖRÜCÜLÜK”. Kapalıçarşı’daki bir “Örücüler Hamamı” ve aynı isimle anılan bir kapı bile var. Her eski meslek gibi kaybolup gidiyor, eskiden 30’a yakın örücünün çalıştığı yerde bugün bir iki tane usta mesleğini icra ettiriyor.
Örücüler, kumaşın dilinden anlayan adamlar. Kumaş ile aralarında bir hasta doktor ilişkisi var. Daha siz poşetin içinde örselenmiş elbisenizi çıkartır çıkartmaz hemen teşhisi koyabiliyorlar. “Bu yara iyi olmaz” ya da “Olur, ama çok iyi olmaz” diye anında teşhis ediyorlar.
İstanbul’da bir elin parmaklarını gelmeyecek ustaları gün yüzüne çıkartmak, mesleklerini kamuoyu ile buluşturmak amacıyla İstanbul Kadın ve Erkek Terziler Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Ercan KARAKOÇ, “Amacımız, ustalarımızın mesleğini kamuoyu ile buluşturmak ve tarihe not düşmektir. Çünkü gelişen ve hızla ilerleyen çağla birlikte bir çok meslek de tarihin tozlu sayfalarında kendine yer buluyor. Mesleği devam ettirecek şartlar maalesef giderek ortadan kalkıyor” diyor. 

İSTANBUL – TERZİLER ODASI kuruluş 1950

