Anasayfa » Basında Biz » Tek kelime ile ‘Şık olmak istiyorsanız Terzi’ye gidin’

Tek kelime ile ‘Şık olmak istiyorsanız Terzi’ye gidin’

gazete röportaj


Beyoğlu’nda bir zamanlar birbirinden şık baylar ve bayanlar gezermiş. Eski şıklığımızın esamesinin şimdilerde okunmadığı bir gerçek. Hazır giyimin hızlı tüketime yol açan bir yapıda olduğunu söyleyen Terziler Odası’nın Yeni Başkanı Turan Aydoğdu ve Yönetim Kurulu ile Beyoğlu’nda ki yerlerinde konuştuk. Günümüzde şık olmak için çaba sarf edenlere hep birlikte bir mesajları vardı. “Size özel ürünlerle, uzun ömürlü şık giysileri ancak terziler sayesinde giyebilirsiniz”

Sayın Aydoğdu kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1968 Adana doğumluyum.1983’te Adana’da terziliğe başladım. 1996’da İstanbul’a geldim ve burada devam ediyorum. 18 yıldır Beyoğlu’nda ısmarlama terziliğe ayrıca odada görevim var ve odadaki görevime de  devam ediyorum. Bu şekilde işimizi yürütmeye çalışıyoruz.

Hem odamızda hem kendi atölyemiz de, dükkanımız da bu şekilde müşterilerimizi üyelerimizi ağırlıyoruz. Oranın işi buranın işi aynen devam ediyoruz. Şu anda bir sıkıntımız yok. Şükürler olsun.

-Yönetim olarak bir karar aldınız ve siz odanın başına geçtiniz nasıl oldu bu olay?

Yönetim olarak karar aldık. Zaten yönetim olarak kendi içimizde başkanımızı seçmiş olduk. Yardımcı seçtik, eksilen Ercan başkanın yerine yedekten bir tane üye çağırdık. Bu değişiklikten sonra Terziler Odasının bekleyen görevlerini devraldık. Şu anda görevimize devam ediyoruz.

Bu değişimden sonra sizi neler bekliyor?

Önümüz açık. İnşallah yönetime bu şekilde devam edeceğiz. 2018 yılında yapacağımız seçime kadar. Aslında erken seçimi düşünüyorduk ama odamıza çok masrafı olacak. Odanın maddi yönünü düşünmemiz lazım. Çünkü odanın parası kıymetli… Bunu çarçur edemeyiz. Ondan dolayı erken seçim kararından vazgeçtik, çünkü şu anda bir seçim yapsak 20-30 bin TL paramız gidiyor. Sonra bir daha seçim olacak. Ondan dolayı bu seçimi biz olağan zamanında yapmak istedik. 2018 Şubat’ta o ay içinde yapacağız Allah izin verirse.

Odadaki diğer üyeler sizi tanıyorlar elbette. Bu görev değişikliğinden dolayı herhangi bir geri bildirimde bulunuyorlar mı?

Tabi hepsi arıyor, merak ediyor. İnsanlar neden böyle oldu neden bu kararı aldınız diye soruyorlar biz de anlatıyoruz. Bilgi veriyoruz onlara. Şu sebeplerden dolayı başkan değişmiştir yeni yönetim görevinin başındadır.

Özel sebeplerden dolayı mı bu değişim yaşandı?

Aslında bir nevi özel sebeplerden. Yani kişisel bazı sorunları meydana çıktı. Fakat bu sorunları kurumun temsilcisi olarak kuruma yansıtılacağını gördük. Biz de kurumun menfaatine bir karar alma yoluna gittik.

İlk önce ne yapacaksınız nasıl icraatlar bekliyor Terziler Odasını?

Görevi devralalı sadece bir ay kadar oldu. Yeni başladığımız bu süreç içinde önümüzde projelerimiz var. Bu projeler yavaş yavaş olgunlaşıyor. Oturup arkadaşlarımızla konuşup ne yapabiliriz terzilerimize faydalı ne yapabiliriz bunları düşüneceğiz.

Örneğin; Terzilik Meslek Lisesi var Beyoğlu’nda buranın müdürleriyle görüşüyoruz. İlk hedefimiz oradan terzilerimize stajyer olarak eleman sağlamak. Bu terziliğin geleceğini kurtarmak maksadını da taşıyor. Çünkü artık terzi yetişmiyor. Şu anda benim yanımda oradan gelen bir tane kızımız var. Eğer ki devam etmek isterse terziliği ona öğretmek istiyorum. Üyelerimizin de fikirleri bu doğrultuda herkes yanına terziliği öğretebileceği bir stajyer talep ediyor. Çünkü terzilikte geriden gelen eleman yok. Kimse çocuğunu çırağa verip de orada terzilik öğrensin istemiyorlar, aslında çok güzel mesleğimiz var. Yani bugün dünyanın neresine gidersek gidelim iğnemiz yüzüğümüz varsa işimizi yapar aç kalmayız yani.

-Terzilik nedir? Stilistlik neresindedir?

Terzilik bunun her tarafında… Onların yaptıklarının hepsini biz tek başımıza yapıyoruz. Stilisti ayrı modelisti ayrı, kalıpçısı ayrı… Yani terzilik dediğiniz zaman bunların hepsini kapsıyor. Bir kumaşı masaya serdiğimiz zaman, ölçüye göre onu keser biçer diker modelimize onu giydiririz. Bu meslekte öncelikle stilist gelecek! Ondan sonra modelisti gelecek!  Kalıpçısı gelecek! Kesimcisi gelecek! yani on kişinin yaptığı işi bir kişi yapıyoruz. Terzilik budur. Alaylı yetişen terzileriz. Aslında biz mutfağıyız bu işlerin.  Bize mesela Nişantaşı’ndan falan çok insanlar geliyor böyle.

- Yakın bir zamanda bir defileye terziler olarak yardımcı olmuşsunuz. Duyduk.

Benim daha önceden bir müşterimin kızı Nişantaşı’nda bir modaevi açtı. Onun bütün kıyafetlerini biz hazırladık. Geçtiğimiz ayda defilesi vardı. Yani bütün yük bizdeydi: Yani kesiminden, dikimine bütün kıyafetlerin her şeyini biz hazırladık. Sunumu onlar yaptı. Yine iş bizde bitiyor. Mutlaka terziler olması lazım ki işler yürüsün. Yoksa yani bugün iğneye iplik takmayı bilmeyen insan ne yapacak.

-Televizyonun karşısında da olmanız lazım sanki?

Aslında öyle olmamız lazım. Biz böyle bir röportajlarla terziliği tanıtmak da istiyoruz. İnsanları bu güzel mesleğe teşvik etmek amacıyla. Çünkü insanların aklında paça diken, sökük diken insanlar geliyor. Aslında biz ısmarlamacı terzileriz.

-Ismarlama terzi demek ne demek?

Siz bir kumaş getiriyorsunuz ve diyorsunuz ki: ‘Ben kendime göre bir tane kıyafet istiyorum’ biz onu kesip ölçüp biçim bedeninize göre kusursuz dikiyoruz ve çok memnun kalıyorsunuz yıllarca giyebiliyorsunuz. Ama bugün hazır kıyafet aldığın zaman kolu uzun geliyor kolu kısaltıyorsun kolun orijinalliği gitti. Hiçbir özelliği kalmıyor.

-Şık olmak isteyenlerin nereye gelmesi lazım?

Terziye gitmesi lazım. Tek kelime ile şık olmak istiyorsanız terziye gidin ve kendinize göre kıyafet yaptırın. Mantosunu diktirmek için bir bayan müşteri gelmişti onun anlattığı hikâyeyi aktarayım size: “Bankada çalışıyordum, bir müdürüm vardı dedi. Ben berberime gidiyorum. Ben terzimle gidiyorum… Biz diyorduk ki terzi mi yok. Bir sürü terzi var. Hâlükârda berberde öyle…. Neden oraya gidiyorsun diye sorduk. Ben böyle öğrendim dedi. Tavsiye ettiler ve çok memnun kaldım dedi. Ben berberimi değiştirirsem adam saçımı nasıl keser bilemem. Başka terziye gidersem benim tarzımı bilmez, nasıl kıyafet diker onu bilemem. Ondan dolayı benim berberim, benim terzim diyorum kişilerin böyle olması lazım. Kendisini seven, insanın giyinmeyi seven insanın terziye gitmesi lazım”

Bizim yaptığımız iş kişiye özel. Böyle olduğu içinde kolay kolay yıpranmaz. Hazır giyim tüketim malzemesidir. Hazır aldığımızda onun her tarafını söker dağıtırız. Çünkü olmaz kişiye özel dediğiniz zaman kolundan tutun yakasından paçasından her tarafı kişiye özeldir. Giydiğin zaman caddede giderken benim müşterilerim derdi ben kıyafeti giyip cadde de yürürken herkes bana bakar. Eskiden biliyorsunuz Beyoğlu bütün terzilerin modacıların olduğu yerdi. Fötr şapkasız kravatsız insan yokmuş burada. Benim madam müşterilerim var. Rahmetli oldu çoğu da. 18 yıldır Beyoğlu’ndayım, 18 yıldır gelen müşterim var.

-Son olarak bütün terzilere mesajınız ne üyelerinize?

Biz bu terziliği ayağa kaldırmak istiyoruz. Zaten şu anda ayakta ama biz daha da ileri götürmek istiyoruz. Bu sıkıntıları bir an önce aşmak istiyoruz.  Üyelerimiz benimle her zaman gelip konuşabilirler. Bizim ilk baştaki hedefimiz terzilerimizin problemlerini dinlemek. Bizim ne yapacağımızdan ziyade biz onlara ne yapabiliriz? Bizlerden ne istiyorsunuz? Yönetim olarak bunların önceliğini sormak istiyoruz. Birkaç üyemize gittik onlar bize çalışacak eleman istediklerini söylediler. Şunu istiyorlar mesela; bir işçi bulma kurumu gibi çalışmamızı… Yani iş aramak isteyen odaya başvursun. İşçi arayanlar da burada bulunsun. Biz bunu da yapmak istiyoruz. İnsanlara eleman yetiştirip yetişmiş elemanları yönlendirmek istiyoruz. Bu şekilde birkaç arkadaşımıza eleman gönderdim. Üyelerimizden tanıdıklarıma yönlendiriyorum aynı şekilde devam ediyorlar.

-Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Görevimizin başındayız. İstanbul Terziler Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim Kurulu Üyeleri ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak yolumuza yenilikler ile birlikte kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yani şu anda odamızın hiçbir sıkıntısı yoktur. Oda olarak dimdik ayaktayız.

Yönetim Kurulu

Osman Topaloğlu: Terziler odasına 20. Yılında olan Osman Bey kısa bir süre önce de yönetim kurulunda görev almış. Beyoğlu’nda çalışıyor ısmarlama terzilik yapıyor. 1969 Giresun doğumlu. Topaloğlu: “37 yıldan beri terzilik işi ile uğraşıyorum. Bakanlığın terzilik mesleğine el atıp çırak yetiştirilmesi konusunda desteklerini bekliyorum. Terzilik adına arzu ettiğim şey bu” diyor.

Hikmet Kıraç: 1961 Osmaniye doğumlu olan Hikmet Kıraç 1976 yılında İstanbul’a geldiğini belirterek mesleğinde gelişimini şöyle ifade ediyor: “Bebek Arnavutköy’de çalışmaya başladım. Çıraklık yaptığım yerde şu anda kendi yerimde ustalık yapıyorum.  Terzilik konusunda ki en büyük endişem bizden sonra gelecek nesil neredeyse düğmesini dahi dikebilecek durumda değil. Bunu yapabilecek bir mesleğe yönelimde yok. Konfeksiyonda çalışıp ta ben terziyim diyenler var tabi. Okulda çıraklarımızın yetişmesi gerek. Hem okulunu okusun hem de mesleğinde uygulama yapabilsin”

İsmail Günal: 1971 Antalya doğumlu olan İsmail Bey Nişantaşı’nda terzilik yapıyor. Sorunumuz ortak ve acil terzilik mesleğinde bir çırağın gelmemesi yetişmemesi önemli bir konu yeni çıkan yasalarda çırak sınırı kaldırılmış. Meslek lisemizle protokolü başkanımızla birlikte imzaladık. Bundan sonra çalışmalarımızın önceliği stajyerlerimizi işyerlerimize getirip onlara mesleği öğretmek olacak. Böylece teori olarak aldıkları bilgileri işyerlerimizde uygulama imkânı bulacaklar”

Soner Kocabaş: 1976 Karaman Doğumlu olan Soner Kocabaş, 1988 yılında İstanbul’a gelerek 2008 yılında terziliğe başladı. Kocabaş: “Odamıza faydalı olabilecek çalışmaları yapmak için gayret ediyoruz. Biraz önce arkadaşlarımızın da bahsettiği gibi çırakların yetişmemesi en büyük sorunumuz. Genç arkadaşlarımız okuyorlar ama iş bulamıyorlar. İş bulabilmek için meslek edinmek gerekli terzilikte en güzel mesleklerden birisi”

Gani Kırman: 1974 Konya doğumlu olan Gani Kırman 1990’da Bağcılar ilçesinde Terziliğe başladı. Halen Bağcılar’da kendi işyerinde çalışıyor. 3 yıldır Terziler Odasında faal olarak görev yapan ve Konfeksiyonun terziliği bitirecek derecede piyasalara hâkim olduğunu ifade eden Kırman zor şartlar altında mesleklerini sürdürdüklerini söyledi. Kırman: “Bizden sonra çırak, kalfa yetişmiyor. Bizlere ne kadar değer verilirse mesleğimizi o kadar ayakta tutabiliriz. Bu olmadığı takdirde bu meslek ölür” diyerek odanın ne kadar önemli bir görev yaptığını ifade etti.

Alper Yüz: Cenazesi sebebiyle röportaj yaptığımız gün odada bulunmuyordu.

×